She can swim.O yüzebilir.
You should rest.Dinlenmelisin.
It might rain.Yağabilir.
Modal fiillerin üç özelliği vardır: (1) -s almazlar, (2) arkasından to olmadan V1 gelir, (3) soru ve olumsuzu kendileri yapar (do gerekmez).
Temel modal fiiller
| Modal | Anlam | Örnek | Türkçe |
|---|---|---|---|
| can | yetenek, izin, olasılık | I can swim. | Yüzebilirim. |
| could | geçmiş yetenek, nazik rica | Could you help me? | Yardım eder misiniz? |
| may | resmi izin, olasılık | May I come in? | Girebilir miyim? |
| might | zayıf olasılık | It might rain. | Yağabilir (belki). |
| must | güçlü zorunluluk, güçlü tahmin | You must go. | Gitmelisin. |
| should | tavsiye | You should rest. | Dinlenmelisin. |
| would | şart, nazik istek, geçmiş alışkanlık | I would like tea. | Çay isterim. |
| shall | öneri (I / we) | Shall we go? | Gidelim mi? |
Yapı
| Olumlu | Olumsuz | Soru |
|---|---|---|
| I can swim | I cannot / can't swim | Can you swim? |
| She should go | She shouldn't go | Should she go? |
| It may rain | It may not rain | May it rain? |
özne + modal + V1
Anlam alanları
Yetenek ve izin: can / could / may
| Kullanım | Örnek | Türkçe |
|---|---|---|
| Yetenek (şimdi) | She can speak three languages. | Üç dil konuşabilir. |
| Yetenek (geçmiş) | I could swim at five. | Beş yaşında yüzebilirdim. |
| İzin (samimi) | Can I use your pen? | Kalemini kullanabilir miyim? |
| İzin (resmi) | May I sit here? | Buraya oturabilir miyim? |
| Rica | Could you open the window? | Pencereyi açar mısınız? |
Zorunluluk: must / have to / should
| Kullanım | Örnek | Türkçe |
|---|---|---|
| Içsel zorunluluk | I must study. | Ders çalışmalıyım (kendi kararım). |
| Dışsal zorunluluk | I have to wear a uniform. | Üniforma giymek zorundayım (kural). |
| Yasak | You mustn't smoke here. | Burada sigara içmemelisin. |
| Gereksiz | You don't have to come. | Gelmek zorunda değilsin. |
| Tavsiye | You should see a doctor. | Bir doktora görünmelisin. |
Olasılık: must / may / might / could / can't
Olasılık derecesi (yüksekten düşüğe):
must (kesin) → may / might / could (belki) → can't (imkânsız)
| Modal | Örnek | Anlam |
|---|---|---|
| must | He must be at home. | Evde olmalı (neredeyse kesin). |
| may / might | She may be late. | Geç kalabilir. |
| could | It could be true. | Doğru olabilir. |
| can't | He can't be at home. | Evde olamaz. |
Geçmişte modal: modal + have + V3
| Yapı | Anlam | Örnek | Türkçe |
|---|---|---|---|
| must have + V3 | Kesin çıkarım | He must have left. | Gitmiş olmalı. |
| may/might have + V3 | Belki oldu | She might have forgotten. | Unutmuş olabilir. |
| can't have + V3 | Olamaz | He can't have done it. | Yapmış olamaz. |
| should have + V3 | Pişmanlık | I should have called. | Aramalıydım. |
| could have + V3 | Fırsat kaçtı | I could have won. | Kazanabilirdim. |
Sık yapılan hatalar
| Hata | Açıklama | Doğrusu |
|---|---|---|
| ✗ She cans swim. | -s yok | ✓ She can swim. |
| ✗ I must to go. | to yok | ✓ I must go. |
| ✗ He can to swim. | to yok | ✓ He can swim. |
| ✗ Do you can swim? | do yok | ✓ Can you swim? |
| ✗ I should went. | V1 gerekli | ✓ I should go. |